February 2012
23 posts
13 tags
Machiavelli’nin Bahçesi
Daha önce bu sayfada Mark Krick’in diğer kitaplarına yer vermiştim. Kafkaesk üslupla verdiği çorba tarifini, yahut Raymond Chandler polisiyesi kıvamındaki et yemeği tarifini unutmak mümkün değil. Birbiriyle çok uzak gibi görünen iki dünyayı, bahçıvanlıkla usta yazarları bir araya getiriyor Krick bu sefer. Machiavelli bize çim biçmenin inceliklerini öğretiyor örneğin. Dikbaşlıların bahçe...
Feb 29th
3 notes
8 tags
Yazgıcılar
Son zamanlarda siyasi tartışma programlarında ve seçim döneminde -ve sonrasında- CHP üyeliği dolayısıyla daha çok karşımıza çıksa da, Enver Aysever edebiyat dünyasından daha fazla uzak duramadı. İlk yıllarında daha çok tiyatro eserleri ile karşımıza çıkan Aysever, yeni romanı Yazgıcılar’da kendinden beklendiği üzere, “politik” göndermeli bir romana imza atıyor. Roman bir tiyatro eseri gibi...
Feb 28th
2 notes
16 tags
Kim var idi biz burada yok iken
Nâzım Hikmet’in şiirinde söylediği gibi, Uzak Asya’dan dört nala gelip, Akdeniz’e bir kısrak gibi uzanmadan evvel, bu topraklar boş değildi elbette. Birçok kadim kültüre ev sahipliği yapan Anadolu coğrafyasında, yüzyıllardır yaşayan başka kavimler, ırklar, milletler yer alıyordu. Selçuklular ile birlikte başlayan Anadolu’ya girme ve yayılma sırasında karşılaşmıştık o milletlerle ilk önce....
Feb 27th
6 notes
18 tags
Kullandığınız Font Kariyerinizi Etkiler
Yazıdan karakter tahlili yapıldığını biliyordum. Ama bilgisayarlardaki fontlardan kaderimizin etkileneceğine hiç ihtimal vermiyordum itiraf edeyim. Yani Times New Roman kullanan bir insanın hayatında nasıl birtakım şeyler değişebilir ki? Örneğin şaka mahiyetinde en sevdiğim font Haettenschweiler, dediğimde işitmediğim laf kalmaz çoğunlukla… Ama çok mühimmiş kullandığımız fontlar! E-postalar...
Feb 25th
9 notes
9 tags
Sahhaf Râif Yelkenci
Her ne kadar sözlüklerde artık ‘sahaf’ diye geçse de, asıl ismi ‘sahhaf’ olan mesleğin pîrleri hâlâ anılır. Bilhassa Beyazıt’taki çarşıda yaşananlar, kurulan meclisler, dükkanların ziyaretçileri ve dükkan sahibi sahhaflar meşhurdur. Sözünü ettiğimiz sahhaflar, öyle sandığınız gibi sınavlara hazırlık kitapları yahut çoksatan kitaplarla ilgilenmezlermiş. Dahası, birçoğu eski harfli metinleri...
Feb 24th
3 notes
11 tags
Zavallılar
Kimi eserler için bir çırpıda söylenir ya; “modern klasik” diye. İşte öyle bir roman Zavallılar! Konusunu bir “Frankenstein yaratmak” olarak özetleyebiliriz elbette. Ama neye yarar? Mary Shelley, Frenkenstein’ı yazdığında elinde sadece dönemin ‘çılgın profesör’lerinin sıradışı deneylerinin bilgileri vardı. Bunu kurmacaya aktararak, hem kendisini hem o bilim adamlarını ölümsüzleştirdi...
Feb 23rd
1 note
10 tags
Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü / Sosyal Bilimler
TÜBA, 2000 yılında bir projeyi hayata geçirmişti. Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Tasarımı, adını taşıyan proje ilk ürünlerini vermeye başladı bile. Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü / Sosyal Bilimler alanında olağanüstü bir çalışma olarak karşımızda. Yıllardır söylenen bir durumdur; bir dilin bilim dili kimliğini kazanması, değişik alanlara özgü bilimsel veri ve bilgileri kendi öz/dilsel...
Feb 22nd
4 notes
14 tags
Spartacus ve Köle Savaşı
Geçtiğimiz senelerde televizyonda yayınlanan ve en çok konuşulan dizilerden birisiydi Spartacus. Dizinin en önemli avantajı Spartacus gibi bir kahramanın hikâyesini anlatıyor olmasıydı. Trakyalı bu adamı Roma, esir alıp köle yaptığında, sonra gladyatör okuluna teslim ettiğinde başına geleceklerden bîhaberdi elbette. Çünkü M.Ö.’te köleci bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaket...
Feb 21st
5 notes
12 tags
Montaigne
Zweig, 1942’de hayatına kendi iradesiyle son verdiğinde yarım kalan eserlerinden birisidir Montaigne. Nazi Almanyası’nda kitaplarının yakılmasının ardından Erasmus’la başlattığı içsel yolculuğuna Montaigne’le sonlandırmıştır Zweig. Montaigne onun için, insana her yaşında ve hayatın her döneminde seslenen Homeros Shakespeare, Balzac, Tolstoy’un dışında, “ancak belli zaman geldiğinde...
Feb 20th
6 notes
12 tags
Saray Günlüğüm
Her ne kadar izleyicilerinden değilsem de, Muhteşem Yüzyıl dizisinin bilhassa tarih kitaplarının popülaritesini ve iyi/nitelikli yayınların artmasını sağladığı için, okurlar olarak diziye bir teşekkür borçluyuz. Şaka bir yana, yine heyecan verici bir tarih kitabından söz etmek için dizinin popülaritesinden yararlanıyorum, itiraf edeyim. ‘Saray Günlüğüm’ kitabı, II. Mahmud’un hüküm sürdüğü...
Feb 18th
1 note
10 tags
Robin Hood
“Dinleyin, kulak verin bana / Yiğit bir adamdan söz edeceğim size, / Sherwood Ormanı’nda yaşayan / Robin Hood idi onun adı.” Tanıdınız değil mi, bu kahramanı. Ok atmak denince ilk akla gelen Robin Hood’u bilmeyen kalmış mıdır, şüpheliyim, İlk ne zaman karşımıza çıkar Hood, asıl hikâyesi nedir, gerçek midir, bir efsane mi? Bunların artık net bir cevabı yok, yüzyıllar boyunca hakkında birçok...
Feb 17th
1 note
13 tags
Sanatın İnsansızlaştırılması ve Roman Üstüne...
20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde yazdığı yazılarla, bugünlere, bilhassa Türkiye’nin bugünlerine, ışık tutan düşünürlerin başında gelir Y Gasset. Bu kez, önce sanat sonra roman üstüne, birbirinin ardılı iki uzun denemesi bir arada yer alıyor kitabında. Yüzyılın başında birbiri ardına yeni akımlar doğarken, sanat izleyicisinin eserleri değerlendirişindeki ‘anlaşılamaz’ tarafın, aslında sanatın ...
Feb 16th
3 notes
10 tags
Anormaller
Gelmiş geçmiş en sıradışı rock grubunu sorsalar hangilerini sayabilirsiniz? Kaç tane sayarsanız sayın doğru cevabı bilmenize imkân yok. Zira “Anormaller” adlı yeni akım pop punk rock grubunu dinlemediğiniz için bilemeyeceksiniz. Bas gitarda sekiz yaşında bir kız çocuğu Ember, gitarda seksen yaşında ve seks delisi Opal, davulda bir papazın kızı olmasına rağmen önce striptizci sonra satanist...
Feb 15th
15 tags
Eristik Diyalektik
Şahan Gökbakar’ın televizyondaki tiplemelerinden Sinan Sağıroğlu’nu hatırladım, Schopenhauer’in Eristik Diyalektik isimli kitabını okurken. Kendisi Eristik Diyalektik’i ‘Haklı Çıkma Sanatı’ olarak özetliyor. Aristoteles’in diyalektiği üzerine derinlemesine düşünüp üzerine yeni çıkarımlar yapan Schopenhauer, tartışmada her zaman haklı çıkmanın yollarını/hilelerini madde madde anlatıyor...
Feb 14th
1 note
15 tags
Polis Dedektifliğinin Tarihi 1750-1950
Sherlock Holmes’un ‘gerçek’ ataları Polisiye yahut dedektif hikâyesi dendiğinde artık akan sular durur oldu. Televizyonlarda yayınlanan ve izlenme rekorları kıran yerli yabancı dizileri bir gözden geçirdiğimizde büyük çoğunluğunu polisiyeler oluşturuyor. Gün geçmiyor ki hayatımıza yeni bir dedektif daha girmesin. Günümüz romanında polisiye unsur yoksa, bir şeyler eksik sayılıyor. Peki ne...
Feb 13th
3 notes
10 tags
Cik!
Susam Sokağı’ndaki ‘Minik Kuş’u hatırlamayan yoktur. Gözalıcı tüyleri, kocaman vücudu ve bir insan gibi konuşmasıyla en sevdiğimiz kuşlar arasındadır. Ona bir tane daha ekleyeceksiniz, adı Minik Kiş! Kuş değil, Kiş. Çünkü bazı harfleri söyleyemediği için, onu büyüten anne ve babası ona bu ismi veriyor. İsmini rahat söyleyebilsin diye… En iyisi konusunu özetlemeli kısaca; bir kuş sever olan...
Feb 10th
1 note
11 tags
Meseller
Sözlüklerde mesel için; eğitici öykü ya da masal, ders alınacak söz, tanımı karşımıza çıkacaktır. Bütün kültürlerde benzerlerine rastlanır. Ancak Batı düşünce tarihinde yadsınamaz bir yeri vardır mesellerin ve ilk günden beri hafızalarımıza kazınmış imgelerle bezelidir. Platon’un mağara duvarlarında dans eden gölgeler metaforu, Kafka’nın Şato’su veyahut birçok hikâyede kullanılan ada imgesi...
Feb 9th
4 notes
9 tags
İsmail
Kendini ermiş sanan guru’ların, para karşılığı düzenlenen seminerlerde hayatımızı nasıl huzurla dolu hale getireceğimizi anlatan malumatfuruş bilgelerin tam tersi bir üstad İsmail. Bir kere, çıraklarını gazete ilanıyla arıyor. Üstelik, o bir insan bile değil. Bir ‘goril’. Üstelik hayvanat bahçesinde Golyat olan adı (Hz. Davut’un yendiği dev), daha sonra İsmail (Hz. İbrahim’in Tanrı için...
Feb 8th
20 notes
11 tags
Cam Kent
En baştan söylemek gerek, olağanüstü bir çizgi roman uyarlaması var karşımızda. Kadro adeta bir yıldızlar karması; Paul Auster, Paul Karasik ve David Mazzucchelli’den söz ediyorum. Daha önce yayımlanmış öykü ve romanların çizgi roman uyarlamaları her zaman sıkıntılarla doludur. ancak Paul Auster’in aynı adlı öyküsünü, yazarın bizzat içinde bulunduğu ve Karasik ve Mazzucchelli gibi ustalardan...
Feb 7th
1 note
10 tags
On Kişot
Her ne kadar kendinden önce birtakım başka örnekler olsa da, dünyanın ilk ‘roman’ı olarak Don Kişot kabul edilir. Cervantes’in La Manchalı asilzadesi, okuduğu şövalye kitaplarından fazlasıyla etkilenir ve onlar gibi kahramanlıklar peşine koşan romantik bir şövalye olmaya karar verir. Aslınca Cervantes’in romanı ve bilhassa kahramanı birçok açıdan değerlendirilebilir ve değerlendirilmiştir de....
Feb 6th
1 note
8 tags
Hindistan Yolu
“Işık doğudan yükselir.” Belki şarkın akl-ı pirâne sahibi olmasının sebeplerindenbirisi de bu olsa gerek. Yoksa bir dönemlerin seyyahlarından bugüne uzanan bir zaman çizgisinde, her seyyahın muhakkak bir ‘içsel yolculuk’tan söz etmesi boşuna değil, Selma Akar gibi. Mistik Doğu seyahatlerinin bir süre sonra, manevi bir hal almasının sebebini en iyi uzaklara gidenler bilir. Selma Akar da bu uzaklara...
Feb 3rd
5 notes
10 tags
Fotoğrafın Kısa Tarihi
Siz de telefonlarıyla çektiği fotoğrafları birtakım görsel efektlerle adeta bir tabloya dönüştürüp, bunları sosyal medyada paylaştıkları her seferinde, Walter Benjamin’i ananlardan mısınız? Bugünleri görseydi acaba neler derdi Benjamin tam olarak kestirmek güç, ama bugünleri görmeden söyledikleri bugüne ışık tutuyor hâlâ. Örneğin; “fotoğraf makinesi gün geçtikçe daha da küçülecek, yarattığı şokla...
Feb 2nd
5 notes
9 tags
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nde Yemek Kültürü
“Yemeye-içmeye meraklı Defterdarzâde Mehmed Paşa’nın mutfağında ‘yüz aded mertebânî ve yüz aded fağfûr-ı Çînleri’ vardı, üstelik güreşe tutuşup sofranın üstüne devrilen paşaların fagfûrîleri kırıp ‘haşhaş tanesi’ haline getirmelerine de içerlemezdi.” Bu alıntı Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nden. Bundan birkaç sayfa önce de mertebânî’nin ne olduğunu açıklıyor Çelebi. Hindistan’dan gelme bir çeşit...
Feb 1st
31 notes