Geçtiğimiz aylarda Amsterdam’daki Foam Galeri’de düzenlenen bir sergide, sanatçı Erik Kessels’in bir enstalasyonu çok konuşulmuştu. Sanatçı, Filckr isimli dijital fotoğraf paylaşım sitesine 24 saatte yüklenen fotoğrafların baskısını yapıp, birkaç odalık bir alana ‘yığmış’ hepsini. Dağ gibi görünen binlerce fotoğraftan söz ediyorum. Yaratıcı bir iş olduğu kadar Walter Benjamin’in kemiklerini sızlatacak bir durum. Ne de olsa sanat eserinin aurasının kalmadığını dile getirdiğinde hedeflerinin başında fotoğraf geliyordu. Benjamin yaşayıp, Flickr, DeviantArt ve benzeri fotoğraf paylaşım sitelerini görseydi kuvvetle muhtemel isyan ederdi. Peki buraya nasıl gelindi? YKY’nin Genel Kültür Dizisi içinde yayımlanan kitaplarından sonuncusu buna cevap veriyor. Centers Georges-Pompidou’nun fotoğraf koleksiyonu başkanı Quentin Bajac, hazırladığı kitapta analog fotoğraftan dijital devrime geçişte yaşanan evrimi ele alıyor. Fotoğraf ortaya çıktığı günden beri önce sanat tarihini, sonra birçok şeyi değiştirmiş bir sanat dalı. Resim, heykel, sinema derken sosyal alandaki etkileri bile hiç de azımsanamaz. Hal böyle olunca buralara nasıl gelindiğini doğru bir kaynaktan öğrenmek gerek. Bajac, kültür ve sosyal tarih içerisinde Fotoğraf Tarihi’ni inceliyor. Karanlık odadan hafıza kartlarına geçişin arkeolojisini çıkarıyor.
[Fotoğraftan Sonra / Quentin Bajac / Çev.: Marşa Franco / YKY / Genel Kültür]