Sizi bilemem ama, bir konu üzerine yoğunlaşmış tarih araştırmaları oldukça ilgi çekici gelir bana. Bazıları meseleye ‘gazoz’ diye baksa da derinlemesine yapılan araştırmalar, birçok meselenin kökenine daha kolay inmemizi sağlar. Dr. Murat Yıldız’ın Bostancı Ocağı çalışması gibi. Osmanlı İmparatorluğu’nda bahçıvanlıktan saray muhafızlığına terfi eden Bostancı Ocağı’nı inceliyor tüm yönleriyle. Kuruluş yılı, diğer ocaklara göre biraz muğlak kalsa da, kurulduktan sonraki önemi hepsinden ayrı bir yerde anılmasını sağlayan Bostancı Ocağı’na dair ilk kayıt Fatih Sultan Mehmet zamanına denk geliyor. Daha sonra yetki alanı ve elbette taşıdığı önem, her geçen gün daha da genişleyerek imparatorluk sonuna kadar devam ediyor. 17. yüzyılda İstanbul’daki bostancıların sayısı hakkında Rycaut ve Tavernier’in verdiği 10.000 gibi abartılı bir sayıya rağmen aslında hiç de azımsanmayacak sayılara ulaştığını da söylemek gerek. Örneğin 16. yüzyıldan sonra hiçbir zaman 1000’in altına düşmemiş ve 18. yüzyıl sonunda 12 bini geçmiş. Üstelik sadece bostancı olarak da kalmamış, başka birçok görevi yerine getirmişler. Dr. Murat Yıldız, Bostancı Ocağı’nı tüm ayrıntılarıyla ele alıyor ve ocağa dair şimdiye kadar yapılan çalışmaların en kapsamlısına imza atıyor.
[Bostancı Ocağı / Dr. Murat Yıldız / Yitik Hazine Yayınları / Tarih]