Bokun Tarihi

Yakın zamanda, uluslararası bir kahve zincirinin tuvaletini kullanmak isteyen müşterilerin, ancak alışveriş fişlerindeki şifre ile içeri girebileceklerini öğrendiğimde gözümün önüne gelen şey; birgün evlerimizde de şifreli tuvaletlerin olacağıydı. Yoldan geçen herkesin kullanmasını engellemek bir yana, müşterilerin de hacetini kontrol altına almaktan söz ediyorum. Tıpkı, Dominique Laporte’un “Bokun Tarihi” isimli kitabında altını çizdiği gibi. Laporte, insanların tuvalet alışkanlığı ve iktidarın bunu düzene sokması ve kontrol altına alması üzerinden; hem idari yönetimin ne yapmak istediğini, hem kapitalist anlayışın uygulamasının bir türevi olduğunu, hem de ‘bok’ ve bokla alakalı kelimelerin ‘dil’ içindeki tasfiyesiyle yapılmak isteneni anlatıyor. Temel dayanağı 1539’da yayınlanan ferman olan kitapta Laporte, başta Fransa ve Avrupa toplumu olmak üzere, aslında dünyada yaşanan değişiklikleri irdeliyor. Tuvalet, kanalizasyon, özel-umumi helâ ve atık sıvıların nerede nasıl kullanılacağına dair kanunnameler, bunların ‘dil’lerdeki yansıması gibi kapsamlı etkilerini de detaylandırıyor. Romalılardan günümüze uzanan, toplumsal yaşayışın değişimine farklı bir bakış açısı. Laporte’un etkileyici kitabının başındaki Rodolh el-Khoury’nin önsözü de en az kitap kadar etkileyici.

[Bokun Tarihi / Dominique Laporte / Çev.: Ece Çavuşoğlu / Altıkırkbeş Yayınları / Sosyoloji]

posted : Friday, December 30th, 2011