Mehter kelimesi, günümüzde sadece kimi turistik faaliyetlerde, yerel yönetimlerin yıldönümlerinde, yabancı konuk karşılayıp uğurlarken birtakım müzik eserlerini icra eden açık hava topluluklarını tanımlıyor. Oysa Mehmet Ali Sanlıkol’un da altını çizdiği üzere, Mehterhane diğer Kapıkulu teşkilâtlmarı ile birlikte kapatılan ve bir kısım mehterlerin saray ve diğer üst düzey yetkililer tarafından da bizzat kullanılan ve Kapıkulu sisteminin bir parçasıdır. Uzun lafın kısası galat-ı meşhurun bir türevinden söz ediyoruz. Mehmet Ali Sanlıkol, “Çalıcı Mehterler” diyerek, mehterin aslında ne olduğuna, “mehter marşı” ifadesinin neden yanlış olduğuna, bunun gerçekte he olduğuna ve çalıcı mehterlerin icra ettikleri eserlerin özelliklerine dair kapsamlı bir çalışmaya imza atmış kitabında. Evliya Çelebi, değişik tip mehterler arasında ayrım yaparken müzisyenler için defalarca ‘çalıcı mehterler’ tabirini kullanmıştır. Mehmet Ali Sanlıkol da sözkonusu ayrımı ve kitabın adını Evliya’dan ödünç alarak sözkonusu ayrımı anlatıyor. Örneğin mehter marşı sandığımız şeylerin öyle olmadığını ve çalıcı mehterlerin repertuvarının sandığımızdan da geniş olduğunu dile getiriyor kitabında. Daha sonra tek tek bu eserleri değerlendiriyor Sanlıkol. Kitapta yer alan CD’de de sözkonusu eserleri dinleyebiliyorsunuz. Büyük bir yanlışı düzeltecek bir kitap.
[Çalıcı Mehterler / Mehmet Ali Sanlıkol / YKY / Sanat]