Birçok edebiyat dergisinde ürünleri yayınlanmış bir yazar Zafer Doruk. Başka kitapları da yayımlanmıştı daha önce. Ola ki öykülerine daha önce tesadüf etmeyenleriniz varsa; iyi bir yazarla tanışmanın zamanı. “Beyaz Atlı Geceler” kitabındaki öyküler aslında o kadar tanıdık bir sesle çınlıyor ki kulaklarımızda; başta Orhan Kemal olmak üzere birçok ustanın tadını alıyoruz öykülerde. Çünkü, belli bir edebiyat geleneğinden gelen bir yazar diyebileceğimiz bir üslubu var Doruk’un. Öyle ki, kuvvetle muhtemel büyüdüğü coğrafyanın etkisinden olacak Adana kökenli birçok edebiyatçıda, iyi yazarda, denk gelebileceğimiz bir dil kullanımı var. Öykülerindeki tasarrufçu tutumu, olayı uzatmadan anlatması ve her şeyi tadında bırakması “kısa” öykünün ne olduğunu tekrar hatırlatıyor insana. Yazlık sinemalar, işsizlik sancısı çekenler, intihar edenler, umutsuz âşıklar, esrarkeşler, eski güzel günlerin hasretini çekenler, eski günlerin sıkıntısını hâlâ içinde hissedenler öykülerinin sıkça karşımıza çıkan karakterleri. Doruk’un öykülerinde yaşanan an’dan geçmiş günlere geçiş ve oradan şimdiki an’a dönüşler dikkatsiz bir okuru, bu geçişleri gözden kaçırdığı anda şaşırtabilir ancak bu metnin değil okurun hatası olacaktır. Çünkü ustalık burcunda yerini almış bir yazarın öyküleri Beyaz Atlı Geceler.
[Beyaz Atlı Geceler / Zafer Doruk / Marjinal Kitap / Öykü]