2011’in son günlerinde düzenlenen askeri bir operasyonda öldürülen kaçakçılar ne yazık ki gündemde değil. Ne de olsa memlekette önemli olaylar birbiri ardına yaşanıyor. Meselenin siyasi boyutunu bir kenara koyalım. Sınırlardaki köy halkının geçim kaynaklarından birinin, yıllardır, kaçakçılık olduğunu ülkemizdeki birçok insan neredeyse yeni idrak ediyordu. Bölgenin kültürel ve sosyal yaşantısına aslında o kadar uzağız ki, birçok zaman sapla samanın karışmasına sebep oluyor bu durum. Emine Uçak Erdoğan’ın öykü kitabı Keje’yi biraz da bu yönüyle okumak gerek belki. Coğrafya, töre derken yaklaşık 30 yıldır bir de terör yüzünden her şeyin tersine döndüğü Doğu’dan bilhassa Güneydoğu’dan öyküler bunlar. Ahmet’in, Berivan’ın, Zozan’ın; tahta pabuçların, çocukça hayallerin peşindeyken artık orasının “oyun yeri” olmadığını söyleyen askerin uyarısıyla eve dönen çocukların, gece mermi sesleriyle, patlama sesleriyle uyuyamayan çocukların öyküleri. Daha önce sözünü ettiğim noktaya geri gelmek gerek artık. Emine Uçak Erdoğan’ın da çocukluğunun geçtiği coğrafyanın gündelik, sosyal ve kültürel yaşantısına dair o kadar güzel dipnotları veriyor ki, birer belgesel niteliğinde öyküler hepsi. Üstelik arada bu topraklara ait ‘Kül Kedisi’ masalı da yer alıyor!
[Keje - Bir Gecede Büyümek / Emine Uçak Erdoğan / Timaş Yayınları / Öykü]