Meseller

Sözlüklerde mesel için; eğitici öykü ya da masal, ders alınacak söz, tanımı karşımıza çıkacaktır. Bütün kültürlerde benzerlerine rastlanır. Ancak Batı düşünce tarihinde yadsınamaz bir yeri vardır mesellerin ve ilk günden beri hafızalarımıza kazınmış imgelerle bezelidir. Platon’un mağara duvarlarında dans eden gölgeler metaforu, Kafka’nın Şato’su veyahut birçok hikâyede kullanılan ada imgesi bunun en meşhur örnekleridir. Batı düşünce dünyasında ‘mesel’leri en çok kullanan isim hiç şüphesiz Soren Kierkegaard’dır. Kullandığı dil ve düşünce aktarımı olarak Montaigne’in Denemeler’ini andırdığına kanaat getirecekler olabilir. Oysa baştan söyleyelim ki, bu büyük yanlış olacaktır. Sorduğu bir soruya, bir mesel üzerinden cevap veren Kierkegaard; hem ironik bir dil kullanıyor hem de bizi her kelimesi üzerine düşünmeye sevk ediyor. Kimi cevaplarına çekinmeden güleceksiniz. Bu durum kimseyi huzursuz etmesin, zira Kierkegaard da bu satırları yazarken çok eğlenmiş gibi görünüyor. Mesellerin birçoğunda bilhassa Hıristiyan ahlak anlayışına değinilerde bulunan Kierkegaard’ın tam anlamıyla ‘farklı bakış açısı’ okuyanı ilk solukta etkisi altına alıyor. İnce alayıyla, eglenerek düşünmek için biçilmiş kaftan.

[Meseller / Soren Kierkegaard / Çev.: Osman Çakmakçı / Pinhan Yayınları / Felsefe]

posted : Thursday, February 9th, 2012