Polis Dedektifliğinin Tarihi 1750-1950

Sherlock Holmes’un ‘gerçek’ ataları

Polisiye yahut dedektif hikâyesi dendiğinde artık akan sular durur oldu. Televizyonlarda yayınlanan ve izlenme rekorları kıran yerli yabancı dizileri bir gözden geçirdiğimizde büyük çoğunluğunu polisiyeler oluşturuyor. Gün geçmiyor ki hayatımıza yeni bir dedektif daha girmesin. Günümüz romanında polisiye unsur yoksa, bir şeyler eksik sayılıyor. Peki ne zaman, daha doğrusu nasıl doğdu dedektiflik müessesesi? Sherlock Holmes gibi bir kurmaca karakteri var eden ‘gerçek’ karakterler kimlerdi? Ne yaptılar da bunlar oldu? ‘Polis Dedektifliğinin Tarihi 1750-1950’ adlı inceleme kitabında yer alan makaleler bütün sorulara cevap veriyor. Sadece polisiye tutkunlarının değil, tarih meraklılarının da ilgisini çekecek bir kitaptan söz ediyorum. Emsley ve Makov ikilisi öyle bir iş çıkarmışlar ki, kitapta yer alan uzmanların kaleme aldıkları makaleler müstakil kitap oluşturacak zenginlikteler. Örneğin kurumsal 18. Yüzyıl Londra’sından Bow Street Runners, polislerin yetişemediği davaları devralmaya başladıklarında bilhassa hırsızlıklarda oran azalırken, beraberinde başka sorunlar da ortaya çıkmış. Örneğin, polisin suçu önlemede ‘muhbir’leri kullanması veya Runners üyelerinin batakhane ve genelev müdavimi eski suçlular olmaları ilk itiraz noktası olmuş. Fransa’nın polis dedektifleri ise kurumsal anlamda dünyadaki ilk örnek. Meşhur dedektif Vidocq, eski bir suçluyken, daha sonra Fransa polisine dedektif olarak göre yapmış. Emekliliğinde de kendi dedektiflik bürosunu kurup, bir ilki daha gerçekleştirip anılarını kaleme almış. Kitap sadece bunları anlatmıyor… Dönemin ‘suç’/’suçlu’ örneklerini verip, halk gözünde ‘kahraman’ olarak değerlendirilen pikaresk suçluların da portresini çiziyor inceleme. Eski suçlu yeni dedektifler, Alman Gestapo’sunun yarattığı etki, KKK ile önce işbirliği yapan sonra onların peşine düşen FBI ve daha nicesi anlatılıyor… Dedektiflik müessesesinin ilk yarattığı huzursuzluk ise, bugünden bakılınca oldukça sıradışı geliyor. Bir süre sonra meclislerde bile tartışılan halkın ve dönemin aydınlarının isyanı, bir nevi ‘sivil polis’ olarak ele alınabilecek dedektiflerin ‘kişisel hayatın mahremiyetine’ giriyor olması. Yani polis üniforması giymeyen bu ‘sivil’ler ajan provokatörlük yapabilecekleri gibi, herkesi ve her şeyi yetkisiz izleyebileceklerdir… Bugün bile dile getiremeyeceğimiz bir itirazın o yıllarda yüksek sesle beyan edildiğini öğrenmek şaşırtıcı. Emsley ve Makov ikilisinin editörlüğünde ‘gerçek’ bir dedektif hikâyesi oyukayacaksınız.

[Polis Dedektifliğinin Tarihi 1750-1950 / Clive Emsley, Haia Shpayer-Makov / Çev.: Ayşe Handan Konar / Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Araştırma-İnceleme]

posted : Monday, February 13th, 2012