Paul Bannerman, Güney Afrika´da yaşayan 35 yaşında bir çevrebilimcidir. Berenice ise kampanyaları tüm dünyada yayınlanan ve her dilin dağarcığında yer edinmiş adı olan uluslararası bir reklam kuruluşunda yönetim kademesine yükselmiş bir metin yazarı. Haliyle, Paul’den çok kazanmaktadır, ancak bu durum ilişkilerinde bir dengesizlik oluşturmaz. Mutlu ve ideal bir ilişkisi olan çiftin aldıkları bir telefondan sonra hayatları birden bire ironik bir hal alır. Kanser tedavisi gören Paul, tedavisi sürecinde etrafına görünmez bir ışın gibi yaydığı radyoaktivite sebebiyle sevdikleri için hayati bir tehlike oluşturmaktadır. Bu yüzden anne ve babasının evine dönen Paul, çocuğundan ve Berenice’ten ayrı bir karantina hayatı sürmeye başlar. Kendisine göre, ölümcül hastalıklı, cüzamlı, yani “yeni cüzamlı” olan Paul’e yaklaşmayı göze alanlar yalnızca annesi ve babasıdır. Paul artık çok sevdiği çocuğu ve karısına dokunamayacaktır bile… Bilhassa Güney Afrika’daki ırk ayrımcığılına dair konuları işleyen Nadine Gordimer Yaşamaya Bak ile yine bu topraklardaki insan davranışlarındaki arızaları ortaya koyuyor. Yaşamaya Bak, bireylerin ya da toplumların sonsuza dek sahip olacaklarını sandıkları şeylerden vazgeçmek zorunda kaldıklarında yaşadıkları endişe ve huzursuzluğu anlatıyor.
[Yaşamaya Bak / Nadine Gordimer / Çev.: Kerem Işık / Can Yayınları / Roman]