Kuruluş

Son yıllarda, ülkemizde özellikle Osmanlı tarih araştırmacılığı büyük bir ivme kazandı. Yeni yayınlar, belgeler, tartışılmayan konuların masaya yatırılması derken tarihle efsane yavaş yavaş birbirinden ayrılmaya başladı. Bunun yanında tarih popüler kültürün de bir parçası haline geldi. Gazetelerin tarih ekleri, müstakil tarih dergileri, televizyon programlarında saatlerce canlı yayında tarihin arka bahçesinde eğlenenler derken, yeni belgeler ortaya konduğu kadar iş tozlu raflarda magazin kovalamaya da döndü kimi zaman. Neyse ki memleketimizde hâlâ ciddiyetle yeni belgeleri ortaya çıkaran ve yeni çıkan belgeler ışığında da yeni okumalar yapan insanlar var!

Yıllardır yaptığı tarih araştırmalarında, yazdığı makalelerde, verdiği konferanslarda ortaya kolduğu yeni belgelerle tarihin “bilim” tarafındaki isimlerin başında gelir Halil İnalcık. Kendisi için söylenen “Tarihçilerin Kutbu” sözünün ne kadar gerçek olduğunu ispat eden Halil İnalcık, bundan bir yıl önce düzenlenen “Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Tarihi Uluslararası Sempozyumu”nda, devletin kuruluşunu sandığımız gibi 1299 değil, tam olarak 27 Temmuz 1302 olduğunu söylemişti. Ardından da tartışmalar başlamıştı zaten. Çeşitli kaynaklar, belgeler ve araştırmalar sonunda bunun için fazlasıyla ispat sunan İnalcık, dayandığı demografik, askeri, sosyal ve siyasi hareketleri tek tek açıklayarak “tarihin sadece ‘tarih’ten ibaret” olmadığını göstermişti. Sözkonusu sempozyumda başka tarih profesörleri de tebliğlerini sunmuş ve hepsi kuruluşun yeniden belirlenmesi gerektiğini dile getirmişti. Hayykitap tarafından yayınlanan Kuruluş kitabında, bu sempozyum bildirileri bir araya getiriliyor, sonunda yine Halil İnalcık tarafından kaleme alınmış bir Ek’le beraber. Ancak kitap basit bir Söğüt-Domaniç mi yoksa Yalova mı tartışmasını vermiyor. Zira kitaptaki makalelerin kuşatıcı özellikleri sadece tarihi bilgi ve belge sunmuyor, aynı zamanda tarihten gerçek anlamda “ders çıkarmak” için neler yapılabileceğini belirtiyor. Bugün Türk bayrağının hikâyesi bile saçma sapan bir efsaneye bağlandırılmış ve büyük çoğunluk bu mitin peşinden giderken, Osmanlı’nın kuruluşunun bir rüyaya bağlandığını ortadan kaldırmak zor olsa gerek… Halil İnalcık, Hasan Soygüzel, Özer Ergenç, Yusuf Oğuzoğlu, Yakup Bilgin Koçal gibi tarihçiler kaleme aldıkları makalelerle; kuruluşun neden 1302’de ve Yalak-Ova’da (Yalova) olduğunu belgelerle ispatlayıp Osmanlı tarihini yeniden yazıyorlar.

[Kuruluş / Halil İnalcık / Hayy Kitap / Tarih]

posted : Wednesday, July 28th, 2010